Kim Ne Tip Barkod Kullanır?

Barkodlar günümüzde pek çok işletmede sıklıkla karşımıza çıkan bir teknolojik uygulamadır. Barkod sembolleri de farklılıklar göstermekte ve belirli sebeplere göre seçilmektedir.

  • Uygulamalar sadece bu barkod sembolüyle karşılaşabilir
  • Endüstri standartları o sembolün kullanımını dayatır
  • Seçilen sembol uygulamada olan diğer standartlar ve/veya aletlerle karşılıklı uyum içindedir
  • Sembol kullanımına karar veren kişi/kişilerin kişisel tercihine göre belirlenir

Ürünlerde barkodlama sisteminin uygulamasındaki en büyük nedenlerden biri ise sıklıkla sorulan bir sorudan kaynaklanmaktadır. Bu soru Ürün barkodlu mu? sorusu olmaktadır. Bu sebeple üretici ya da ithalatçı kişi EAN kodu kullanmaktadır. Bir üretici tarafından alınacak olan EAN kodu sistemi kullanılacaktır. Dış kasalar için 13 haneden oluşan EAN kodu veya 14 haneden oluşan ITF kodu uygulamada olan kullanımdır. Ancak dış kasalardaki kullanımlar için basılan en büyük boyutlardaki EAN kodu bile, fark edilmeyecek kadar küçük ölçülerde kalabilir. EAN kodu mümkün olduğunca doğru bir şekilde basılmalıdır. Dış kasa kullanımları için bu nedenlerle çok tercih edilmemektedir. Pek uygun olmayan bir kullanımdır. ITF kodu, EAN’a oranla çok daha büyük basılabilmekte, boşluk ve çubuk toleransları çok daha yüksek olmaktadır.

Basılan barkodlar perakende satışlarda kullanılacaksa yapılacak ilk işlem EAN kodu düşünmek olmalıdır. Bu işlem market ürünlerinde kabul edilen bir standart olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuyumcular ve ayakkabı üreticileri göz önüne alındığında ITF kodunun daha çok tercih edildiği görülmektedir. EAN kodu karşısındaki avantaj sağlayan değişen uzunluğun getirdiği koşullardaki esnekliğiyle ITF kodu daha uygun olmaktadır. ITF kodlarında kontrol hanesi bulunması zorunlu olmamakla birlikte istenilen durumlarda kullanılabilmektedir. Kontrol hanesi hesaplaması değişik şekillerde yapılabilmektedir. Yazıcı ve okuyucularda kullanılan sistemin aynı olmasına dikkat edilmelidir.

Perakende ortam dışında kullanılan barkod tiplerinde en yaygın olan Code39 barkod tipidir. Silahlı kuvvetler ve otomotiv endüstrisinde tercih edilmekte olan bu sembol, en değişken uzunluk ve alfabetik karakter kullanımına uygun olması sebebiyle tercih edilmektedir. Medikal endüstrisinde yapılan değerlendirmelerde özellikle de kan bankaları tarafından tercih edilen barkod tipi ise Codabar olarak tespit edilmiştir. Aynı zamanda kütüphane kitap ve üyelerinin kodlamasında kullanılan bu sistemin kullanımına uzun zaman önce başlanmıştır.

Karekod Nedir?

Günümüzde artan teknolojik imkânlar ve sunduğu kolaylıklarla birlikte barkod sistemi sıklıkla kullanılan bir sistem haline gelmiştir. Barkod sistemleri üzerinde yapılan yeniliklerle birlikte 2 boyutlu barkodların Türkçe karşılığı karekod olarak bilinmekte ve orijinal ismi de Datamatrix olan bu barkodlar sayesinde her alanda büyük avantajlar bulunmaktadır. Karekodlar, bilinen tek boyutlu barkodların çubuk ve boşluklu yapısından oluşan çizgilerden farklı olarak, 2 boyutlu siyah ve beyaz kare ya da dikdörtgenlerin oluşturduğu matris şekildeki barkod çeşididir.

Türkiye’de ilk kullanımı ilaçlar üzerinde olmuştur. karekodlar 2 boyutu olan ve GS1 ile uyumlu bir Datamatrix barkodu olarak birçok ülkede ilaçlarda bu uygulamanın kullanılacağı beklenmektedir. Türkiye’de karekod içinde bulunan bilgiler aşağıda anlatılmıştır.

GTIN: EAN kodunun başına “0” eklenmesiyle elde edilen 14 rakamlı barkod numarasıdır.

Sıra Numarası: Üreticiler tarafından her birim ilaç için birbirinden farklı ve benzersiz şekilde tespit edilmektedir. Serialize numara niteliğindedir.

Son Kullanma Tarihi: 6 rakamla yıl, ay, gün formatında anlatılan ürünün son kullanma tarihidir.

Parti Numarası: İlaç üretimindeki batch, lot, parti ya da eski bir ifade olarak seriyi ifade etmekte kullanılan bir rakamdır.

İçerdiği bu bilgilerle her ürün izlenebilir bir hale gelmiştir. Karekod uygulaması Türkiye’de 1 Ekim 2009 tarihiyle birlikte zorunlu hale gelmiş, bu tarihten sonra yapılan tüm üretimlerde karekod kullanımı uygulanmıştır. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan İlaç Takip Sistemi uygulamasıyla küçük bir alanda yeterli miktarda bilgiyi saklamak ve veri kurtarma imkânıyla ile birlikte iki boyutlu bir barkod olan Data Matrix tanımlayıcı olarak seçilmiştir. Karekod olarak bilinen bu barkodlar Ambalaj ve Etiket Yönetmeliği içeriğinde gereken değişiklikler yapılarak uygulanmaya konulacaktır.

Normal barkodlarla kıyaslandığında daha fazla veri saklama imkânı bulunan bu barkodlar 8×8 kareden 144×144 boyutları arasında değişiklik göstermekte ve ASCII karakter setlerinden 2335 karakter kodlayabilmektedir. Ayrıca bu kodlar belirli seviyelerdeki kirlenme ve bozunma olmasına rağmen okunma imkânına sahiptir. Datalogic okuyucuları geniş bir ürün yelpazesiyle farklı uygulama alanlarındaki farklı ihtiyaçlar doğrultusunda hızlı ve güvenli olarak karekod barkodları okuma imkânı sunmaktadır.

Barkod Tipleri

Barkodlar işletmelere büyük avantajlar sağlayan bir uygulamadır. İşletmelerde kullanılan pek çok barkod tipi bulunmaktadır. Dünyada kullanılan yaygın barkod alfabeleri Code39, Code128, EAN13, EAN8, UPC, ITF dir. ITF, EAN ve UPC alfabelerinde yalnızca rakamlar yer alırken Code39 ve Code128 alfabelerinde rakamlar, harfler ve özel işaretler kullanılır. Bu alfabelerden en yoğun kullanılanlar ise EAN/UPC, Interleaved 2 of 5, Code39 ve Codabar olarak belirlenmiştir.

  • EAN/UPC Barkod: Süpermarketler ve eczanelerde bulunan ürünler üzerinde sıklıkla görülen barkoddur. EAN (European Article Number, Avrupa Madde Numarası) standardı ve bu kodun Amerika karşılığı UPC (Universal Product Code, Uluslar arası Ürün Kodu) olarak bilinmektedir. EAN barkodu iki ana şekilden oluşur.

EAN8, 8 hane içermektedir. EAN13 ise 13 haneden oluşur. Bu kodlardaki her bir hane kelimesi karakterler rakam şeklindedir. EAN ve UPC barkodlarında yalnızca rakamla yer almaktadır. Alfabetik harflerin bu tip barkodlarla kodlanması mümkün değildir. UPC barkodları ilk bakışta EAN kodlarına çok benzerlik gösterse de bu kodlar farklılık göstermektedir. UPC kodları yalnızca 12 hane olarak UPC-A ve 6 hane olarak da UPC-E olarak kodlanabilmektedir. Sizler için hazırladığımız kitapçıkta EAN kodu, Avrupa ile daha doğrudan bir ilişki içerisinde olduğundan öncelikli olarak ilk sırada ele alınmıştır.

Herhangi bir toptan satış durumunda ya da ürünlerin satıldığı süpermarketlerde ürünler üzerinde barkodlama sistemi oluşturulmuş, böylece müşteriler ve ürün sahipleri açısından büyük kolaylık sağlanmıştır. Uygulanan bu sistemle hızlı, daha güvenli ve verimli bir akış sağlanmaktadır.

EAN 13 kodunda 13 hane 4 gruba ayrılmış şekilde yer alır. Bu kod üzerindeki ilk üç hane, barkodun kullanıldığı ülkeyi temsil etmektedir. Türkiye için bu hane 869 olarak belirlenmiştir. Bundan sonra gelen 4 hanelik kısım ise şirket kodunu belirtmektedir ve bu numara başka bir şirket tarafından kullanılamaz. Bu koddan sonra gelen 5 hanelik kısım ise şirket tarafından ürünleri kodlamak için kullanılan rakamları içerir. Yine aynı numara farklı iki ürün kodlamasında kullanılamaz. Eğer üründe bir değişiklik olursa yapılacak işlem ürün üzerinde değiştiğini belirten bir not yazılması ve bu kodun değiştirilmesi şeklindedir. Son olarak EAN13 kodunu tamamlanmak için kontrol sayısının bulunduğu son hane gerekmektir. Bandrol üzerinde bulunan kontrol hanesi ilk 12 hane üzerinden aritmetik olarak türetilmektedir. Bu hane, barkod okuyucu tarafından kodun okunuşunun doğruluğunu kontrol etmek amacıyla kullanılmaktadır. Barkod okuyucu 13 rakamın hepsini okuduktan sonra ilk 12 rakamdan son hanenin ne olacağına bakarak sonuçları karşılaştırır. Eğer bu sonuçlar birbirini tutuyorsa kodun doğruluğunu kabul etmektedir.

Bilindiği üzere barkodlar siyah çizgiler ve beyaz boşluklardan oluşan bir dizi şeklindedir ve dizi bilgisayara hızlı veri girişi yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Barkodlar her işletmede karşımıza çıkabilecek niteliktedir. Özellikle marketler, ilaçlar, gazete ve dergiler, gıda ürünleri, kozmetik ürünler başta olmak üzere günlük hayatta kullanımı olan pek çok ürün üzerinde barkodlar yer almaktadır. İki bölümden oluşan barkodlar bizim görmüş olduğumuz rakamlardan ve makinenin taradığı siyah çizgilerden oluşmaktadır. Okuyucunun barkod üzerinden yansıyan ışınları elektronik sinyallere dönüştürmesi ve bu sinyallerinde bilgisayar ortamına uyumlu karakterler haline getirilmesiyle, hızlı ve kolay bir sistem elde edilmiştir.

Etiketler üzerindeki çizgilerin her biri başka bir bilgiyi tanımlamaktadır. Bu çizgiler ürün referans numarasını taşımaktadır. Yaygın bir yanılgı olan ürün fiyatı ve ürün hakkındaki bilgi barkodlar üzerindeki çizgilerde yer almaz. Bilgisayar ortamına yansıyan barkod numarasıyla birlikte ürün fiyat ve bilgisi elektronik devrelerin sağladığı imkanlar sayesinde kasaya aktarılmaktadır. Barkodlar üzerindeki çizgilerde kesinlikle ürün fiyatı ile ilgili bilgiler yoktur. Eğer böyle bir sistem olsaydı ürün fiyatı değişikliğine gidildiğinde barkodlarda da sürekli değiştirme zorunluluğu ortaya çıkardı. Bu durumda da hem zaman hem de maliyet yönünden büyük kayıplar yaşanırdı.

Barkod sistemi sayesinde elde edilen avantajlardan biri de hata oranının çok az oluşudur. Kabul edilen standartlar doğrultusunda belirlenen barkodlar sayesinde güvenli bir hizmet sunulur. Bu sistemde maksimum hata oranı on milyonda bir olarak tespit edilmiştir yani çok küçük bir olasılıktır. Çok fazla tercih edilen bu sistem marketlerde, güvenlik ve personelin giriş-çıkış işlemlerinin takibi, ambara giriş ve sevkiyat uygulamalarındaki kullanımı gibi endüstriyel alanda çok geniş bir yelpazede yoğun bir kullanıma sahiptir.

Barkod Teknolojisi

Artan nüfusa oranla sayılarındaki artışta hızlı bir şekilde artış gösteren işletmeler müşteri yoğunluğu sebebiyle otomatik tanımlama sistemlerinin sunduğu hız faktörünün önemini, verilerin güvenli bir şekilde saklanması ve elde edilen verimdeki artışın farkında olmalıdır. Otomatik tanımlama sistemi sayesinde uzun kuyrukların oluşmamasına, yapılan alışveriş ödemelerin saatler sürmemesine imkân tanımaları büyük bir avantaj sağlamaktadır. Yönetim enformasyon alanı içinde yapılan işlerin kontrol ve takibinde rekabet ortamında bulunan işletmeler de göz önüne alındığında verilerin kesinliğinden emin olmak, daha fazla detay ve veri akışının hızlı olması; tüm işletmeler tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmektedir.

Barkod, bir otomatik tanımlama teknolojisi olarak en etkin basım-ilişkili teknoloji olarak hayatımızda yer edinmiştir. 1940’lı yıllarda ABD’li bir master öğrencisi tarafından bulunan bu sistemle birlikte işletmelere büyük olanaklar sağlanmıştır. Barkod sembolleri ise bu teknolojinin en yaşamsal elemanları olarak tanımlanmakta, ayrıca barkod sembollerinin kendisi de veri olarak işlev görmektedir. Sizler için hazırlamış olduğumuz kitapçıkta çeşitli barkod tipleri, barkod üretiminde kullanılan farklı baskı teknikleri ve iş uygulamaları konusunda bilgi vermeyi hedeflemekteyiz. Bu kitapçık barkod sistemiyle ilk kez tanışan şirketler için bizlere soracakları olası sorulara cevap niteliği taşımaktadır.

Teknik anlamdaki çalışma prensibi incelendiğinde, barkodlar aralarında boşluklar bulunan çeşitli kalınlıktaki çubukların okuyucu cihaz tarafından okunmasıyla farklı rakam ya da harfler olarak ifade edilmesi şeklinde gerçekleşmektedir.

Artan iş gücü, teknolojik gelişmeler ve bunların getirdiği yeniliklerle birlikte hızla gelişen dünyamızda üretim ve stok sahalarında yarı otomatik ya da tam otomatik bilgisayar desteği bulunan iş makineleri kullanımıyla üretim kapasiteleri ve verim her yıl daha önceki yıllarla kıyaslandığında büyük miktarlarda artış göstermektedir. İngilizce karşılıklarının baş harfleri olan 4M kriteriyle üretim kararlılığı incelenir. Bu açılım material, money, man power, machine olarak belirlenmiştir. Bunlar ise hammadde ya da yarı mamul, para, iş gücü ya da insan gücü ve makine olarak tanımlanabilir. Belirlenen bu kriterlerin takipleri ise MRP üretim programları yardımıyla bilgisayar ortamlarında yapılmaktadır.

Barkod Tarayıcı

Barkod Tarayıcı

Barkod tarayıcılar, barkod üzerinde bulunan verilerin bir bilgisayar sistemine aktarılması işleviyle çalışmaktadır. Bir ışık kaynağının barkodlu yüzey üzerine çarparak bu yüzeyden yansıyan ışığı çözümleme ve elektriksel sinyallere dönüştürmesi mantığıyla çalışan cihazlar barkod tarayıcı olarak adlandırılmaktadır. Elektronik sinyaller, verilerin bilgisayar sistemine uygun olarak değerlendirilebilecek olan ASCII karakterleri haline getirilir. Barkod okuma sisteminde 3 ana eleman bulunmaktadır.

  • Giriş Modülü: Tarayıcı üzerinde bulunan bu modül, barkod görüntüsü ile optik iletişimi sağlar.
  • Kod Çözümleyici: Çubuk ve boşluklardan oluşan barkod simgelerini ASCII karakterlerine çevirecek şekilde yorumlar.
  • Haberleşme Birimleri: Kod çözümünün tamamlanmasıyla verileri ana bilgisayar sistemine iletir.

Barkod okuma işleminin gerçekleşmesi için tarayıcı tarafından barkod sembolüne hareketli bir ışık demeti gönderir ve ışığın ileri geri titreşimiyle, her geçişte siyah çubuklar ve beyaz boşluklardan yansıyan ışığı ölçerek çözümleme yapılması gerekir. Koyu renkli olan çubuklarda ışık emilimi beyaz renkli olan boşluklardan daha fazla olacağından barkod sembollerinden yansıyan ışık seviyelerinde farklılık olur. Bu farklılığın analiz edilmesiyle, tarayıcı cihaz barkod üzerindeki çubuk ve boşlukların durumuyla, kodun türü ve kodlanan veriyi tespit etmektedir.

Barkod tarayıcılarda tahmin edilebileceği gibi farklı çeşitlerden oluşmaktadır. Bir sınıflama yapabilmek için karakterleri göz önünde bulundurulur. Bu kriterleri aşağıdaki şekilde sınıflandırmak mümkündür.

  • Işık Kaynağı: LED, helyum-neon gazı ya da lazer diyotundan üretilen lazerlerdir. Tarayıcıların özel bir dalga boyunda olan ışıklar üretip barkod üzerine ilettiği bölümdür. Çubuk ve boşluklardaki ışık emilimi farklılığından oluşan yansıma özelliğiyle tarayıcılar üzerine farklı seviyelerde yansıyan ışıklar ulaşır. Bu farklılık ise ışık algılayıcısı tarafından değerlendirilerek barkotların elektronik anlamda analog ya da sayısal simgeleri oluşturulur. Işık kaynakları da özelliklerine göre iki grupta değerlendirilmektedir.

 

  • LED’li Işık Kaynağı: Bu ışık kaynakları gözle görülür beyaz ışık şeklinde ya da gözle görünmeyen kızıl ötesi ışık şeklinde olabilmektedir. LED’li ışık kaynakları ise birçok temaslı şeritte olduğu gibi tek tek kullanılabileceği gibi, LED dizini tüm barkod üzerindeki sembolleri tarayabilecek şekilde CCD okuyucuları ile birlikte barkod üzerinde hareketi gerekmeyen dizinler şeklinde de kullanılabilmektedir.

 

  • Lazer Işık Kaynağı: Lazer ışığının dağılma özelliği yoktur. Bu sebeple lazer ışık kaynağı olan barkod okuyucuların kod çözümleme alanı derinliği daha fazla olmaktadır. Kızıl ötesi lazer ışınlar birçok siyah-beyaz barkod ortamı için uygun olmakta birlikte gözle görülür lazer ışını için renkle ilgili kısıtlamalar oldukça az sayıdadır. Lazer ışık kaynağı kullanılarak yapılan barkod okuyucular, teknolojik gelişmelerle birlikte helyum-neon teknolojisiyle rakip sayılabilecek kadar yüksek performans göstermektedir. Lazer teknolojisi alanındaki gelişmeler 1970’li yıllardan başlayarak hızlı bir şekilde devam etmektedir. Kullanılan lazerli tarama cihazla Amerikan hükümetinin talepleri doğrultusunda Gıda ve İlaç Kurumu gruplarından olan Cihazlar ve Radyolojik Sağlık Merkezi düzenlemelerine göre yapılmaktadır. Lazer cihazlarının sınıflandırması işletim sırasında ortaya çıkan güç çıkışı referans alınarak yapılmaktadır. Kullanımdaki temel lazerleri barkod tarayıcılarındaki bu güç, küçük seviyelerdeki enerji kullanımıyla orantılı olduğundan tarama yapılan ürünler ya da insan sağlığı üzerinde gerçek anlamda bir risk teşkil etmemektedir.

Barkod tarayıcılar üzerindeki en önemli etkilerden biride çözünürlük seçimidir. Bu seçim, barkodun taraması gereken en dar çubuğun genişliği olarak adlandırılan X boyutuna göre yapılmalıdır. Eğer çözünürlük bu boyuttan daha az olursa barkod üzerindeki leke ve boşluklar sinyalleri bozabilmektedir. Çözünürlük bu boyuttan büyük olduğunda ise barkod üzerindeki çubuk ve boşlukların genişlikleri bozulacağından sinyale zarar verebilecek bir hal almaktadır.

  • Kullanım Şekli: Barkod cihazları el tipi ya da sabitlenebilir tipte olabilir. Bu kullanımlar uygulamaya göre farklılık göstermektedir.

 

  • El Tipi Tarayıcılar: Bu tarayıcılarda tutma yeri ve ışık kaynağını açmaya yarayan bir tetik mekanizması bulunmaktadır. Taşınabilir olmaları ve rahat hareket ettirilebilme özellikleri ile barkoda doğrudan yöneltilebilmeleri mümkündür. Böylece tutma zorluğu bulunan şekilsiz ürünlerin kolayca okutulması bakımından bir avantaj sağlamaktadır. Bir elin serbest olmaması dezavantaj gibi görünse de tarayıcının hareket ettirilebilmesi birçok uygulama için büyük bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca tarayıcının hafifliği, ergonomik oluşu gibi tasarımsal özellikleri bakımından uygunluğuyla el tipi tarayıcıların avantajları daha da artmaktadır.

 

  • Sabit Tarayıcılar: Monte edilmiş durumdaki sabit tip tarayıcıların taşıma imkânı bulunmadığından tarama yapılacak ürün barkod tarama alanına getirilme zorunluluğu taşımaktadır. Montaj hattı uygulamalarında bu düzenek ideal bir düzenleme konumundadır. Bu tarayıcılardaki ilginç bir özellik ise sinema salonlarındaki filmlerde barkod üzerinden kontrol özelliği bulunmasıdır. Sabit tarayıcılarda, tarayıcının elle tutulmasına gerek olmadığından uygulayıcının her iki eli de diğer işleri yapmaya imkân sağlayacak şekilde serbest bulunmaktadır.

 

  • Barkod Sembolü Sunuş Şekli: Bu cihazlar temaslı ya da temassız oluşuna göre ayrılmaktadır.

 

  • Temaslı tarayıcılarda barkod okunması esnasında doğrudan fiziksel bir temas gerekmektedir. Şeritli ya da ışıklı kalem olarak da adlandırılmakta olan bu cihazlar, temassız cihazlarla karşılaştırıldığında daha ekonomiktir ve değiştirilmeleri daha kolay olmaktadır. Fakat fiziksel temas tekrarı durumunda bazı barkod etiketlerinde yıpranma olmaktadır. Ayrıca bu duruma ek olarak barkod okuyucu cihaz üzerinde çizilme, kirlenme gibi deformasyonlar görülebilmekte hatta kırılmaya bile sebebiyet vermektedir. Bu tür durumlar gerçekleştiğinde zarar veren ucun değişimi mümkündür. Temaslı tarayıcılar için diğer bir kısıt yüzey düzgünlüğüdür. Bu cihazların düz bir yüzey üstünden uygun bir hızla geçmeyi gerektirmektedir. İlk okuma hızı yeterli olmazsa tarama işlemi tekrar tekrar gerçekleştirilmelidir.

 

  • Temassız tarayıcılar, ekonomik yönden kalemlere göre daha pahalı olmasına rağmen farklı yoğunluklarda olan barkodlardaki ulaşma güçlüğü, eğimli ve düzenli bir yüzeyi olmayan ürünlerin okunmasında kolaylık sağlamaktadır. Temassız tarayıcılar için etkin tarama alanı yaklaşık olarak 60 cm civarında olup özel üretimlerle uzun menzilli versiyonlar sayesinde 1.5 m’ye kadar ulaşmak mümkündür. Verilerin toplanması konusunda taramalar üzerindeki incelemeler tek başına eksik bir işlem olmaktadır.

 

  • Kod Çözümle Yeteneğindeki Entegrasyon: Gerçek kod çözümleme işlemi, formatlama ve tarama verileri alıcı sistemle uyumlu bir iletişim içinde oluşu bu işlemleri tamamlayan diğer fonksiyonlar olarak değerlendirilmektedir. Kod çözümleyici cihazlardaki kullanım için temel işlev tarayıcı cihazdaki giriş modülünün üretmiş olduğu elektronik sinyalleri bilgisayar ortamında değerlendirilebilecek kodlara dönüştürmektir. Kod çözümleme işleminde bazı aşamalar bulunmaktadır.

 

  • Barkod sembolü üzerindeki çubuk ve boşluk genişliklerini belirlemek,
  • Cihaz tarafından hangi sembolün tarandığını saptamak,
  • Barkod üzerindeki sembol tipinin kurallara bağlı kalmak koşuluyla çubuk ve boşluk genişliklerini tespit ederek bu tip için geçerli karakterlere dönüştürülmesi ve gerekli durumlarda hatalı karakterleri çıkarması,
  • İncelenen barkod sembollerini bilgisayar ortamında değerlendirilebilecek anlamlı kodlanmış verilere dönüştürmek,
  • Elde edilen verileri belirli bir sıraya uygun olarak derlemek ve karakter kontrolü için gerekli işlemleri yapmak,
  • Güvenlik için gerekli kontrolleri gerçekleştirmek,
  • Hatalı bir durum olduğunda sembolü taranmış şekilde dışlamak ya da diğer durumlarda kabul etmek, ( Ayrıca hatalı ya da başarılı kod çözümlerinde sesli ya da görsel şekilde bir uyarı sinyali de uygulama dâhilindedir.)

Bu işlemlerin tamamı bir saniyeden daha kısa bir süre içinde verileri ana bilgisayarla haberleşmeye uygun hale getirecek şekilde gerçekleşmektedir. Kod çözümlemenin esas unsuru olan tarayıcıdan gelen ışınları bilgisayar ortamına uygun sinyaller haline getirilmesi için sayısallaştırmak ve uygun mesajlar haline getirmek için bazı teknikler ve bu teknikler içinde bazı kısıtlamalar vardır.

Barkod tarayıcılar, barkod üzerinden yansıyan ışınları toplar ve analog bir sinyale dönüştürerek sayısallaştırıcı devreye gönderir. Bu sinyaller barkod üzerindeki çubuk ve boşluk durumuna göre değişiklik gösterir. Sayısallaştırıcı devrelerde sinyaller 0 ve 1 değerleri haline getirilerek bilgisayar ortamında değerlendirilebilecek hale getirilir. Sayısallaştırma işleminin doğruluğu, eşik seçiminin doğruluğuyla mümkündür. Analog darbenin çubuk ya da boşluk olduğunun net olarak belirlenmesi için gerekli bir kesme değerinin bulunması gerekir. Eşik değer; sinyalin hangi bölümünün çubuk, hangi bölümünün boşluk olarak saptanacağını belirlemektedir. Kullanılmakta olan eşik değerin etkin olması için alınan sinyal Modülasyon Derinliği adı verilen bir değere sahip olmalıdır.

Barkod üzerindeki kontrast belirsizliği, çizikler ve uygun ışıklandırma olmayışı gibi sorunlar sebebiyle yansıyan ışınlardaki dengesizlik çubuk ve boşlukların algılanmasındaki kullanılan yöntemlerde hatalara sebep olabilir. İdeal sinyaller dikdörtgen darbeler kümesinden oluşmalıdır. Ancak gerçek sinyaller bu hatalardan kaynaklı ya da sarım bozulması sebebiyle eğrili bir form almaktadır.

Barkod okuma işleminin temel öğeleri incelendiğinde tarama ve kod çözümü işlemleri tamamlandıktan sonra haberleşme işlemi önem kazanmaktadır. Verileri ana bilgisayar sistemi ya da diğer mikroişlemci kontrolü olan cihazlara ileten sistem haberleşme modülü olarak tanımlanır. RS-232 ve RS-422 haberleşme standartları sıklıkla tercih edilmektedir. Sistem tasarımcıları tarafından tarayıcı çıkışları diğer cihazların girişine doğru eşleştirmeleri ile haberleşme protokolü çeşitliliği sağlanmaktadır.

Çalışma kapasitesi; kullanılan tarayıcının çalışma mesafesini ifade etmektedir. Bu mesafe ne kadar uzunsa, tarama yapan cihaz barkoddan o kadar uzaklıktaki bir konumda barkodu okuma yeteneğine sahiptir. Etkin çalışma kapasiteleri barkod üzerindeki yoğunlukla orantılı olarak değişir. Kod yoğunluğunun artışıyla çalışma kapasitesinin kısaldığı görülmüştür.

Barkod Nedir?

Barkod bilgilerin daha hızlı bir şekilde ve doğru olarak girilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistem alış verişte insanları rahatlatan en büyük kolaylıklardan biridir. Günümüzde çok fazla sektör ve çok fazla ürün olduğu için hepsinin fiyatlarının standart koşullar altında halka sunmak ve çok fazla satıldığı için herkese eşit koşullarda bunu sağlamak çok zordur. Barkodlar alış verişte insanları en çok rahatlatan sistemlerden biridir.

Barkod siyah çubuklar ve beyaz boşluklardan bir kodlama sistemidir. Barkod sayesinde hata oranı en aza indirgenir. Burada siyah açığı beyaz ise kapalıyı ifade eder. Bilgisayarlar ise sadece açık ve kapalıyı okuyabilmektedir. Bu sayede de barkodlar bilgisayarlar tarafından kolayca okunabilmektedir.

Değişik kodlar için değişik sıralamalar özel sıralar ve uzunluklar mevcuttur. Bu değişiklikler ise barkod tipleri altında incelenir.

Barkod Neden Gereklidir?

Gelişen toplumlarda insan ihtiyaçları günden güne değişmekte ve çeşitlenmektedir. Piyasada çok sayıda ürün bulunduğu için hepsini aynı fiyata herkese satmak zordur. Günümüzde gelişen teknoloji ile bu sorunlar çözüldü. Artık ürünlerde barkod bulunmaktadır. Verilerin bilgisayar yardımıyla daha doğru okunmasını sağlayan bir sistemdir. Bilgilerin daha hızlı girilmesi sağlanır. Piyasada barkodlu ürün sayısı arttığı için barkod tipleri ve barkod yazıcı çeşitleri artmıştır. Barkod yazıcılar sabit, el tipi, kalem pda gibi modellerdedir. Bunlar farklı etiketlerde baskı yapmayı sağlar.

Günümüzde alış verişte çok önemli olduğu için her ürüne aynı barkodla ülkenin her yerinde aynı fiyata ulaşabiliriz. Ayrıca barkodlar sayesinde alışveriş hızlanır veherkese ürünlerin eşit ücretler ödeyerek ulaşmasını sağlar. Veri toplanırken veri toplama hızı kadar verilerin doğru okunması da önemlidir. Veri toplanması ya elle ya da bilgisayar yardımıyla yapılır. Elle yapılan veri girdilerinde %76 hata payı mevcuttur.

İlk çıkan optik okuma sistemi OCR adı verilen sistemdir. Günümüzde de kullanılmaktadır. 1970 yılında ise çizgili kod keşfedilmiş ve barkod sistemine geçilmiştir. Çizgi kodlarda karakterler ince ve kalın çizgilerle boşluklardan oluşur.

Barkod Basımı

Barkod Basımı

Barkod teknolojisi işletmeler tarafından kullanılan verimli bir teknolojidir. Bu teknoloji sayesinde hız ve verilerdeki kesinlik, güvenli saklama ve hızlı akış kolaylıkla gerçekleştirilme imkânı bulmaktadır. Barkod basımında farklı teknikler kullanılmaktadır. Sizler için hazırladığımız kitapçık içerisinde barkod basım tekniklerine yaygın kullanımları olan İngilizce adları ile ulaşabilirsiniz. Barkod basım teknikleri;

  • Dot Matrix (Nokta Vuruşlu)
  • Direct Thermal
  • Thermal Transfer
  • Ink Jet
  • Laser

Dot matrix yönteminde, yine aynı isimle anılan dot matrix yazıcılar içinde yer alan bir ribbon sürücü içeren kafasına elektriksel vuruş uygulanarak görüntü oluşturulmaktadır. Bu sistemde barkod, noktaların oluşturduğu bir matrix şeklinde tanımlanmaktadır. Ayrıca barkod görüntü parçalı ve basılmış kodun gücü düşüktür. Barkodlar iyi tarayıcılarla birlikte kullanılmalıdır. Eğer istenen sembol kalitesi düşükse bu yazıcılar tercih edilebilir.

Direct thermal yönteminde yüzeyinde kimyasal bir kaplama bulunan kâğıtlar baskı için kullanılmaktadır. Yazıcı kafasının ısındığı noktalar karararak kâğıtlar üzerinde görüntü oluşturur. Bu görüntüler keskindir. Bu yöntemle elde edilen baskı gücü dot matrixten oldukça fazladır. Bu teknik kullanılarak oluşturulmuş baskıların güneş ışığında ya da güçlü spotlarla aydınlatılmış bölümlerde kaldığında kararma riski bulunmaktadır. Faks kâğıdına benzerlik gösteren bu barkodlarda başka maddelerle temas durumunda çizikler oluşabilmektedir. Bu sebeple bu barkodların okutulması esnasında zorluklar yaşanabilmektedir.

Thermal transfer baskı yönteminde, yazıcı kafasının ısınmasıyla birlikte ribbondaki mürekkep kâğıda geçmekte ve keskin bir görüntü elde edilmektedir. Bu yöntemde alınan görüntüler kalite ve dayanıklılık açısından yüksek özelliktedir. Bu etiketlerin, etiket kalitesi ve ribbonların dayanıklılık derecesi özelliklerine göre dış ortamlarda ve sıcak ortamlarda kullanımı mümkündür.

Ink jet, baskı yüzeyine doğrudan temas bulunmayan ve gelişimi hala devam etmekte olan bir teknolojidir. Yüksek hızdaki püskürtücü iğneler üzerinden mürekkep püskürtülmesi ile görüntü oluşturulması prensibine dayanmaktadır. Dot matris yazıcılardaki görüntü oluşum mantığıyla aynı olmasına rağmen görüntüler daha net ve daha hızlı alınmaktadır.

Laser görüntü transferi, barkod oluşturmak için kullanılan teknolojiler arasındadır. Bu yöntemde pozitif ve negatif yüklerin etkisi görülmektedir. Laser pozitif yüklü alandan çıkarak, basılması istenen karakteri temsil etmekte olan yüzeye çarpmakta ve bu sırada yüzey üzerinde negatif şarj edilmiş durumda olan toneri boşaltmaktadır. Toner ise baskı yapılacak olan yüzeyde bulunan yüklü alanlar tarafından çekilmektedir. Isı ve basınç etkisiyle görüntü maddeye taşınır ve yapıştırılır. Bu baskıda, baskı yapılması istenen form kâğıt besleme makineleriyle sınırlanmış durumdadır. Bu sebeple de bir ya da iki etiket basımı gerektiren durumlarda yüksek maliyetli bir yöntem olmaktadır.

EAN Ülke Kodları

İlk ticari kullanımı 1966’da gerçekleştirilen ancak daha sonra standartlar dâhilinde olması gerektiğinin farkına varılan barkodlar için Logicon adlı bir şirket tarafından 1970 yılında Evrensel Market Ürünleri Kimlik Kodu standardı hazırlanmıştır. Bu standardın daha fazla geliştirilmesi ile Evrensel Ürün Kodu (UPC) sembolü serisine yükseltilmiştir. Amerika ve Kanada’da kullanılan bu standart, 1974 Haziran ayında Troy ve Ohio’da yer alan Marsh süpermarketlerinde ise Evrensel Ürün Kod tarayıcısının yerleştirilmesi ile devam etmiştir. İlk barkod numara ve baskısına sahip olan ürün ise Wrigley sakızıdır.

Evrensel Ürün kodu fazlaca benimsenen ilk barkod sembolü olmakla birlikte başlangıç tarihi, resmi olarak tanındığı marketler tarafından 3 Nisan 1973 olarak bilinmektedir. Aralık 1976 tarihinde ise UPC’ ye benzer nitelik taşıyan EAN kodu yani Avrupa Malzeme Numaralandırma kodu formatı da kabul görmeye başlamıştır. Amerika Kanada dışındaki tüm dünya ülkeleri UPC yerine EAN barkod numarasını kullanmaktadır.

Peki, GS1 ülke örnekleri ne anlama gelir? GS1 üyeliği, üye ülkelerdeki organizasyonlar aracılığı ile yürütülmekte olup her bir üye organizasyon, bölgesinde bulunan firmaların GS1 sistemi için üyeliğini kendisine verilmiş ülke ön ekini kullanarak yapmaktadır. Bu sistemde her bir ülkenin bir ön eki bulunur. Sisteme dâhil olan firmalara, üye organizasyonlar ürünlerde kullanılmak üzere kendi ülke ön ekiyle başlayan numaralar verir. GS1 uygulama Talimatnamesi gereğince barkodlar üzerinde bulunan ticari ürün tanımla numaraları olan GTIN ürünün menşei hakkında kesinlikle hiçbir bilgi içermemektedir. Herhangi bir ticari ürüne GTIN ataması dağıtıcı, üretici, ihracatçı ya da ithalatçı kişiler tarafından yapılabilmektedir. Bu nedenle ülkelerin ön ekleri ürünün üretiminin gerçekleştiği ülke olarak anlaşılmamalıdır.

GS1 örnekleri aşağıda verilmiştir.

GS1 Önekleri
000 – 019 GS1 ABD
020 – 029 Sınırlı dağıtım (Üye Organizasyon tarafından tanımlanır)
030 – 039 GS1 ABD
040 – 049 Sınırlı dağıtım (Üye Organizasyon tarafından tanımlanır)
050 – 059 Kuponlar
060 – 139 GS1 ABD
200 – 299 Sınırlı dağıtım (Üye Organizasyon tarafından tanımlanır)
300 – 379 GS1 Fransa
380 GS1 Bulgaristan
383 GS1 Slovenya
385 GS1 Hırvatistan
387 GS1 Bosna Hersek
400 – 440 GS1 Almanya
450 – 459 & 490 – 499 GS1 Japonya
460 – 469 GS1 Rusya
470 GS1 Kırgızistan
471 GS1 Tayvan
474 GS1 Estonya
475 GS1 Letonya
476 GS1 Azerbaycan
477 GS1 Litvanya
478 GS1 Özbekistan
479 GS1 Sri Lanka
480 GS1 Filipinler
481 GS1 Beyaz Rusya
482 GS1 Ukrayna
484 GS1 Moldovya
485 GS1 Ermenistan
486 GS1 Gürcistan
487 GS1 Kazakistan
489 GS1 Hong Kong
500 – 509 GS1 UK (Birleşik Britanya Krallığı)
520 GS1 Yunanistan
528 GS1 Lübnan
529 GS1 Kıbrıs Rum Kesimi
530 GS1 Arnavutluk
531 GS1 Makedonya
535 GS1 Malta
539 GS1 Irlanda
540 – 549 GS1 Belçika & Lüksemburg
560 GS1 Portekiz
569 GS1 Izlanda
570 – 579 GS1 Danimarka
590 GS1 Polonya
594 GS1 Romanya
599 GS1 Macaristan
600 – 601 GS1 Güney Afrika
603 GS1 Gana
608 GS1 Bahreyn
609 GS1 Mauritius
611 GS1 Fas
613 GS1 Cezayir
616 GS1 Kenya
618 GS1 Fildişi Sahilleri
619 GS1 Tunus
621 GS1 Suriye
622 GS1 Mısır
624 GS1 Libya
625 GS1 Ürdün
626 GS1 İran
627 GS1 Kuveyt
628 GS1 Suudi Arabistan
629 GS1 Birleşik Arap Emirlikleri
640 – 649 GS1 Finlandiya
690 – 695 GS1 Çin
700 – 709 GS1 Norveç
729 GS1 Israil
730 – 739 GS1 İsveç
740 GS1 Guatemala
741 GS1 El Salvador
742 GS1 Honduras
743 GS1 Nikaragua
744 GS1 Kosta Rika
745 GS1 Panama
746 GS1 Dominik Cumhuriyeti
750 GS1 Meksika
754 – 755 GS1 Kanada
759 GS1 Venezuela
760 – 769 GS1 İsviçre
770 GS1 Kolombiya
773 GS1 Uruguay
775 GS1 Peru
777 GS1 Bolivya
779 GS1 Arjantin
780 GS1 Şili
784 GS1 Paraguay
786 GS1 Ekvator
789 – 790 GS1 Brezilya
800 – 839 GS1 İtalya
840 – 849 GS1 İspanya
850 GS1 Küba
858 GS1 Slovakya
859 GS1 Çek Cumhuriyeti
860  GS1 Sırbistan Karadağ
865 GS1 Moğolistan
867 GS1 Kuzey Kore
868 GS1 Türkiye
869 GS1 Türkiye
870 – 879 GS1 Hollanda
880 GS1 Güney Kore
884 GS1 Kamboçya
885 GS1 Tayland
888 GS1 Singapur
890 GS1 Hindistan
893 GS1 Vietnam
899 GS1 Endonezya
900 – 919 GS1 Avusturya
930 – 939 GS1 Avustralya
940 – 949 GS1 Yeni Zelanda
950 GS1 Merkez Ofis
955 GS1 Malezya
958 GS1 Macau
977 Seri yayınlar (ISSN)
978 – 979 Kitaplar (ISBN)
980 Geri Ödeme Kuponları
981 – 982 Ortak Para Birimi Kuponları
990 – 999 Kuponlar